Posted under Datça
Datça’da hangi koya varırsanız,kendinizi denize atasınız gelir,bir kadının kırdığı şarap şişesiyle denize indirilen Mavi Yolculuk teknesine,aralarından geçerken turuncu gövdelerine şaşıracağınız sandal ağaçlarına,sonsuz uykusuna Datça’da yatan ve köpüklü dizelerin sırtına binerek kayık aşıran Can Yücel’in ruhuna,knidos’taki fenerin gün batarken gökyüzüne ışıltılı kızıl bir bıçak gibi saplanışına bakarken de aynı şeyler geçer içinizden.”Haydi fırla dal,g,t denize !”Doğa Datça’ya öylesine cömert davranmış,öylesine bir güç vermiştiki,yalnızca toprak değil,denizde payını alıyordu bu bereketten. Continue Reading »